İhracata Neden Başlanmaz?

İhracata Neden Başlanmaz?

 

Eğitimlerde ve firmalarda karşılaştığım kişilerin yanı sıra gündelik yaşamda da ne iş yaptığımı soran kişilere mesleğimi söylediğimde, herkesin ihracata ilgisi olduğunu görüyorum. En küçük ölçekli firmadan tutun da en büyük ölçekli firmaya kadar herkes ihracat yapmak istiyor.

Sektörde yeni veya belirli bir ölçeğe henüz ulaşmamış firmaların ihracat yapmamaları, belirli gerekçelerle açıklanabilir. Fakat tecrübeli ve sektöründe söz sahibi firmaların ihracata yönelmemiş olmalarını anlayamıyorum. Firma sahiplerine bunun sebebini sorduğumda birçok gerekçe sunuyorlar. Bu yazıda da bu gerekçelere beraber bakacağız ve firmaların bu gerekçelerinde ne kadar haklı olduklarını beraber sorgulayacağız.

 

Firmaların İhracata Başlamama Sebepleri

Dil Yok

“Yabancı dil sorun abi. İngilizce anlıyorum ben de, konuşamıyorum” veya “Derdimi anlatacak kadar yabancı dil biliyorum, çok akıcı değil”

En büyük gerekçe yabancı dil sorunu. İngilizce veya başka bir yabancı dil bilmedikleri için ihracata başlamadıklarını belirtiyorlar. “Öğrenin” diyorum. Cevap “Bu yaştan sonra nasıl öğrenelim?” veya “Vakit yok” oluyor. İkisi de bizim bahanelerimiz. Yaş ile öğrenmenin bir ilgisi yok. Kaldı ki artık yabancı dil öğrenmek için birçok farklı yöntem var. Tabi ki küçükken daha kolay öğrenmek mümkün fakat belirli bir yaştan sonra öğrenmede bir yavaşlama olduğuna inanmıyorum. Vakit olmaması kısmı da bir diğer bahane. Herkesin 24 saati var, dil öğrenenlerin de, spor yapanların da… Olay sadece zamanı planlamak ve yönetmekten geçiyor

 

Eleman Yok

Güvenilir ve kalifiye çalışan olmaması da bir diğer sebep olarak sunuluyor. Bu konuda eksiklerimiz olabilir. Bazı firmalar nasıl gelişime kapalı ise bazı çalışanlar da kendini geliştirmek ile uğraşmıyor. Sahip olduğu konfor alanı içerisinde, bildikleri ile hayatını idame ettirmeyi tercih ediyor. Yeni maceralara atılmadan, utanma riskini almadan bildiği düzen içerisinde hayatına devam ediyor. Bu nedenle firmalar da istediği vasıfta çalışan bulamıyor.

Fakat şu an vasıflı çalışan bulamamanız asla bulamayacağınız anlamına gelmiyor. Daha vasıflı çalışan bulma imkanınız her zaman var. Hatta naçizane önerim, sizde çalışmaya başlayan elemanı, vasıflı hale siz getirebilirsiniz. Ona eğitimler verip yetiştirebilirsiniz. Çalışanın firmaya sadakati artar, siz de kazanırsınız o da kazanır. Maalesef Türkiye’de birçok kişinin mantığı “hazır yetişmişini alayım, hemen bana fayda sağlasın” şeklinde ilerliyor. Fakat her zaman böyle olmuyor. %95 oranında ihracat yapan bir firmanın 10 çalışana kadar çıktığını biliyorum. Aldığı çalışanlar sektörde ve ihracatta tecrübeli idi fakat firmaya getiri sağlamadıkları için şu anda daha az çalışan ile yoluna devam etme kararı aldı firma. Daha az kişi ile aynı ciroyu sağlıyor.

 

Müşteri Bulma Sorunu

En büyük gerekçelerden biri de bu. İhracata başlamak isteyen şahıs ve firmalarda da aynı endişeyi görüyorum: “Nasıl müşteri bulacağız?”. Diğer firmalar nasıl müşteri bulduysa siz de öyle bulacaksınız 🙂  Müşteri bulmanın artık birçok yöntemi var. Bu konuda ben de hizmet verdiğim firmalara destekte bulunuyorum. Eğitimlerde de yeni yöntemler buluyoruz katılımcılarla. Herkesin birbirinden öğreneceği çok şey var. Yeter ki bilgiyi kendimize saklamak yerine birbirimiz ile paylaşalım.

 

İşlerimiz iç Piyasada İyi

İhracata zaten iç piyasa bittiği zaman başlamayı düşünüyorsanız çok geç olabilir. İhracat, bir anda cironuzu katlayabileceğiniz bir alan değil. Zaman ve emek harcamanız gerekiyor. Yurt içinde bile yeni müşteri için çaba sarf ediyor iken yurt dışında bunun çok hızlı olmasını beklememek gerekiyor. Çok hızlı müşteri kazanımı olması, doğru zaman ve bir miktar şans ile açıklanabilir belki.

İhracatı sizi iç piyasadaki durgunluktan kurtaracak bir çare olarak düşünmeyin. İhracat, rekabet gücünüzü artıracak, sizi ilerlemeye ve büyümeye yönlendirecek bir alan. Daha önce sadece Türkiye’deki firmalar ile rekabet ederken ihracata başlayınca tüm dünya firmaları ile rekabet eder hale geleceksiniz. Bu da sizi, yeni ürünler üretmeye, inovasyon yapmaya, kalitenizi artırmaya, maliyetinizi azaltmaya yönlendirecek. Yani sizi geliştirecek.

 

Sonuç

Kısacası ihracata başlamak da diğer işlere başlamak gibi. İstersek bir yolunu, istemezsek birçok bahanesini bulabiliyoruz. Daha önce bu konuda yazdığım şu yazıyı da okumanızı öneririm. Gerekçelere takılırsak nasıl olmayacağına dair çalışır beynimiz. Kendimize inanır ve bir yerden başlarsak nasıl yapabileceğimize dair fikirler gelir aklımıza. Unutmayalım:

Bir ağaç dikmek için en uygun zaman 20 yıl öncesidir. En uygun ikinci zaman ise şu andır.

 

Güzel ve verimli bir Ağustos ayı biliyorum.

 

Ümit Osman YILMAZ

ihracateksperi.com

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Subscribe
Bildir
guest
2 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Mehmet Çağlar
1 yıl önce

Yazınız, dış ticaretle ilgisinden ziyade insana tam bir motivasyon yükleyici konumunda olmuş ve gerçekten çok güzel olmuş. Klavyenize sağlık😃.
Ağaç dikme zamanıyla ilgili cümleniz, yazınızdan önce ilk duyduğumda da çok etkilemişti beni. Bunu yazınızda da okumak çok keyif verdi.
Selamlar…

error: Emeğe saygı, lütfen kopyalamayın
2
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x