İhracattaki Riskler

 

İhracatçının Riskleri Nelerdir?

 

Ticaret yapmak risk almak anlamına geliyor. Ürününüzü sağlam olarak müşterinize iletmek bir risk. Satış yaptığınız firmadan paranızı almak risk. Birçok firma 6-9 ay vadeli (bazı sektörlerde çok daha uzun vade ile) satış yapıyor. Vade sonunda o firmanın faaliyetlerine devam edip etmeyeceği, ediyorsa da size verdiği çeki ödeyip ödemeyeceği büyük bir muamma. Bu nedenle birçok firma ihracata yöneliyor veya daha az risk olduğunu düşünerek ihracata ağırlık veriyor.

Evet, ihracatta daha kısa vadeler ile mal satmak mümkün olabilir fakat bu, ihracatta risk olmadığı anlamına gelmiyor. Hatta belki bazı konularda daha fazla risk olabilir. Bilmediğiniz bir ülkedeki bir firmaya satış yapıyorsunuz. O firmayı her hafta ziyaret etme imkanınız yok. İki farklı ülkenin para birimleri ve hukuk sistemleri ile ortak noktada satış yapmaya çalışıyorsunuz. Bu da birçok konuda risk anlamına geliyor.

Risk almadan ticaret yapmak mümkün değil. Önemli olan bu risklerin farkında olarak ilerlemek. Bu yazımda ihracattaki riskleri inceledim.

 

Kur riski

Birçok kişi, ihracatçıların kur riski olmadığını düşünür. Keşke öyle olsaydı 🙂 fakat ihracatçının da kur riski mevcut.

Yurt dışındaki müşterinize fiyat verirken kur riskini de hesaplamanız gerekiyor. Basit bir örnekle durumu açıklamaya çalışayım.

12 TL’ye mâl ettiğiniz havlunun ihracatı için Almanya’daki firma ile görüşüyorsunuz. Şu anda EUR kuru 3,90 diyelim. 12 TL’nin EUR karşılığı 3,07 yapıyor. Üzerine de kârınızı koydunuz ve 3,20 EUR’dan  (EXW Denizli diyelim) satmaya karar verdiniz. Yani havlu başına 13 cent kâr edeceksiniz.

EUR kurunun değiştiğini ve 3,80’e gerilediğini düşünelim. Siz müşterinize 3,20 EUR satış fiyatı vermiştiniz. 3,80 kur ile satış fiyatınızın TL karşılığı 12,16 TL yapıyor. Maliyetiniz 12 TL. Yani bu işten para kazanmanız mümkün değil.

O yüzden fiyat verirken, kurun belirli sınırlar içinde dalgalanacağını düşünerek ona göre fiyat vermek her iki taraf için de sağlıklı olacaktır. Bunun için ekonomik ve siyasi durumu yakından takip ederek kendinize belirli bir marj koyabilirsiniz. Görüşme yaparken fiyat değiştirmek yerine, verilen fiyatın son geçerlilik tarihini belirtmek de uzun vadeli ilişki için daha güven verici olacaktır.

 

Alıcı riski

Ülke içinde ticaret yaparken ilk defa çalışacağınız müşteriyi araştırmak daha kolay. Firmanın vergi numarasını ve tam ünvanını öğrendikten sonra firma hakkında bilgi edinmek mümkün.

İlk yöntem finansal olarak bilgi edinmek için bankanızı aramanız. Bankanızı arayarak, o firmanın istihbaratını yaptırabilirsiniz. Karşılıksız çeki var mı, ödemeleri nasıl, kredi limitleri hakkında bankanızdan bilgi almanız mümkün.

Diğer bir yöntem ise firmanın ticari ahlakı hakkında bilgi edinmek. Firmanın finansal açıdan güçlü olması ahlaklı olduğu anlamına gelmiyor maalesef. Firmanın ticari ahlakı hakkında bilgi almak için de bankalardan yardım alabilirsiniz. Kredi kayıt bürosunda (KKB) firmanın ve ortaklarının gecikmeleri var mı, varsa süreklilik arz ediyor mu görmek mümkün. Ayrıca firmanın olduğu şehirde bildiğiniz firmaları arayarak firmanın adı ve ortaklarının ticari ahlakı hakkında bilgi edinebilirsiniz.

İhracatta ise bu durum bu kadar kolay değil. Yurt dışındaki firmanın bizzat istihbaratını yapmanız çok kolay değil. Çalıştığı bankaların kredibilitesini, kendi bankanızdan sorgulatabilirsiniz. Firmanın istihbaratını yaptırmak için alacak sigortası yaptırmayı düşünebilirsiniz. Alacak sigortasını tercih etmeniz durumunda çalıştığınız firmalar için istihbarat çalışması yapılıyor ve her bir firma için belirli bir tutar sigortalanıyor. Alacak sigortasını Coface ve Hermes kurumları yapıyor. Bu kurumlar direkt firmalar ile çalıştığı gibi bankalar aracılığı ile de hizmet veriyor. Alacak sigortası için çalıştığınız banka ile görüşebilirsiniz.

 

Nakliye riski

Yurt içi ticarette mesafeler daha kısa olduğu için ürünü daha kolay ve daha az riskle nakletmek mümkün. Aktarma aracının olmaması da nakliye riskini azaltan etkenlerden.

İhracatta ise ürünü gönderdiğiniz ülkeye göre multi-modal (birden çok taşıma şekli) taşıma söz konusu olabiliyor. Konya’dan Mısır’a CIF İskenderiye / Mısır teslim şekli ile bisküvi sattığınızı düşünelim. Konya’dan kamyonla Mersin limanına gelecek ürünler. Mersin’de gemiye yüklenecek ve Mısır’a gidecek. Nakliye ve aktarma sırasında ürünlerin sağlıklı olarak karşı tarafa varması gerekiyor.

 

 

Politik risk

En büyük risklerden birisi politik risk. Ürünü satacağınız firma mali açıdan çok kuvvetli olabilir fakat ülkede herhangi bir siyasi karışıklık olması durumunda firmanın faaliyetleri aksayabilir. Siyasi iktidar belirli bir sebeple ülkeden yurt dışına para transferini kısıtlayabilir veya tamamen yasaklayabilir. Bu nedenle ülkenin politik risk durumunu en baştan ölçmekte fayda var. Aşağıdaki harita, ülke risklerini gösteriyor. Kırmızı olanlar en riskli ülkeler. Hedef pazarınızı belirledikten sonra bu haritaya bakmakta fayda var.

 

 

Ülkeler bazında risk haritası

 

 

Mala ilişkin riskler

İhracatta yükleme ve nakliye zaman alan süreçler. Özellikle gemi ile ürün gönderiyorsanız ürünün nakliye süresi çok daha uzun oluyor. Örneğin Mersin’den Malezya’ya bir geminin transit süresi 30-40 gün arasında değişiyor. Ürününüzün bu süre içinde dayanıklı olması ve sağlam bir şekilde varış noktasına ulaşması gerekiyor. Tekstil, demir çelik gibi ürünlerde bu risk daha düşük iken gıda gibi bozulabilir ürünlerde çok daha fazla risk var. Ürünün özelliğine göre frigorifik konteyner ile taşınması gerekebilir. Bu riskleri baştan hesaplayarak ona göre davranmak gerek.

 

Ödemeye ilişkin riskler

En önemli kısımlardan biri de ödemeye ilişkin risk olsa gerek. Bildiğiniz üzere ihracatçı için risk taşımayan tek ödeme yöntemi peşin ödeme. Fakat bu ödeme yöntemi ile de her müşteriye satış yapma imkanınız yok. Bu yüzden diğer ödeme yöntemleri ile ihracat yapmak durumunda kalıyoruz. Diğer ödeme yöntemlerini kullanırken her bir ödeme yönteminin riskini çok iyi bilmek gerekiyor. Ve her bir ödeme yöntemine uygun olarak da yükleme evraklarının düzgün bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Banka lehine hazırlanması gereken bir konşimentonun müşteri lehine düzenlenmesi ile ödeme yapma kararı tamamen müşteriye kalabiliyor. Bu konulara hakim olarak tüm süreci buna göre yönetmek gerekiyor.

 

Hukuki anlaşmazlık riski

İhracatın en az iki ülke içermesi sebebiyle hukuki olarak da risk söz konusu. Yurt içindeki ticarette tek yetkili o ülkenin mahkemesi iken ihracatta iki farklı ülke olması sebebiyle yetkili mahkemenin belirlenmesi çok önemli.

Danışmanlık hizmeti verdiğim firmalar, yaptıkları sözleşmelerde yetkili olarak Türkiye mahkemelerini seçmeyi tercih ediyorlar. Gerekçeleri de kendi ülkeleri, kendi sistemleri olduğu için daha rahat dertlerini anlatarak çözüme ulaşacakları inancı. Kesinlikle büyük bir hata yapıyorlar. Anlaşmazlık olması durumunda bunun hiçbir işe yarar durumu olmuyor maalesef. Yurt dışındaki müşteriniz ile ihtilaf yaşamanız durumunda Türkiye mahkemelerini yetkili olarak belirlediyseniz, Türkiye mahkemelerinde alacağınız icra kararı diğer ülkede geçerli olmayabiliyor. Bu nedenle o ülkede elinizdeki icra kararı ile tekrar mahkeme süreci başlatıyorsunuz. Bu da zaman ve para kaybı anlamına geliyor. Bunun yerine yetkili mahkeme olarak müşterinizin olduğu ülkenin mahkemelerini seçerseniz alınacak karar direkt uygulanabiliyor.

 

Bu yazıda hep riskleri anlattık diye ihracat risklidir, yapmayın demiyorum 🙂  Ticarette ve ihracatta her zaman bir miktar risk vardır elbet. Önemli olan bu riski bilerek ve ölçerek adımlar atmak.

 

Bana her zaman bilgi@ihracateksperi.com üzerinden ulaşabileceğinizi tekrar hatırlatmak istiyorum.

 

Bol ihracatlı, az riskli günler diliyorum.

 

Saygı ve sevgilerimle,

 

Ümit Osman YILMAZ

ihracatEksperi.com

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Subscribe
Bildir
guest
2 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Huriye Yılmaz
Huriye Yılmaz
3 yıl önce

elinize sağlık Ümit Bey.

error: Emeğe saygı, lütfen kopyalamayın
2
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x